Artık çıkmıyorum İstiklale
Sabah Fatma hanım uyandırıyor
Helva,ekmek,çay bana onlar bakıyor
Odanın hali perişan ben perişan kimse yok işime karışan
Ara sıra balkona çıkıyorum
Fesleğenler kuruduğunda ocaktı ban baharı bekliyorum
Ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala
Gözüm şişelere takılıyor becerebilseydim ne ala
Bu günlerde böyleyim ben yas denen şiirdeyim
Bir köşede gülüşün var sırtımda kanlı bıçağın
Hiç bir zaman duymayacağın duysan da anlamayacağın
Bir çığlıkta
SANA BİRİKİYORUM....
Sevgili seninle bir pergel gibiyiz:
İki başımız var, tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?
Ben henüz sensiz yapamıyorum
El ele aşıklar geçiyor bazen
Kızın saçı sana benziyorsa yüzümü çeviriyorum
Her adam bana benziyor biraz
Hassas kaybetmeyi kabullenmiş
Ve her kadın sana benziyor
Unutkan yorgun boşvermiş
Bu gece dün gece gecelerce günlerce
Ben henüz sensiz yapamıyorum
kanatlandı uçtu gitti yaralı kuş gibi ömrüm
gel geceme yanıver babacım, ışıksız bu gönlüm
tutuşsun bahçemizde zaman
karışsın günler geceler
içimin kuytususun aman aman
güllerin uykususun
bir sevda türküsüsün, söyle viran olayım
bırakma ellerimi aman aman
ağlarım çocuk gibi
dışarda kuş sesleri, sen kaybol ben bulayım
bir kuş ol da konuver babacım, iğde dallarına
serin bir bahar sabahı yemyeşil dünya
bitmesin sürsün bu rüya
uykumuz ta haşre kadar
Adını Funda oteli koy
Aklından gelip geçen bir yazın
Ve akşam güneşlerinde orda burda
Bir deniz kıyısında, eski bir yıkıntıda
İnce ince gezinen turuncu adamların.
Adını Funda oteli koy
Sevdamızın da adını
Ayakları dibinde gün batımının.
Ve ağzında binlerce güneşin tadı
Dilinin ucunda yalnızca kendi adın.
Çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın.
...Edip Cansever
Tut elimden beni kaldır göçelim Adalara bu gece
Yağım tükendi kandilim söndü Yana yana bu gece
Canımı alsın dar sokaklar vakitsiz uykular
Uyanırım eli annemin gönlümü okşar
Düştüm eyvah dalgalara yar
Ay dokundu geçti bana yar
Çıkar beni kollarında yar
Kurut sakız ağacında yar
Yüreğim yanar
Nar ağacında bir kucak zakkum Hangi yazdan kalma
Canımı al benim al ışığımı Hüznüme dokunma
Denize bandım ekmeğimi sana getirdim yar
Suya karıştım şarkılarla gelmiyor bahar
Kimse bilmiyor derdimi Ateşe attım kendimi
Geçti zamanı ateşin aşkın Şimdi kül vakti
Bu deniz annemin evi Çivit kokardı mendili
Sebebi yok ağlar dururdu Her seher vakti
Kapat gözlerini baligim üzülme sen
Bir gün elbet kurtulacagiz cam çeperlerden
Gülüs güzel gök mavi desem anlar misin?
Ben aglasam haykirsam göge, duyacak misin?
Zaman geldi mekan degil ertele sabret
Baligim hiç dinmesin askin bir deniz hayal et
serdar keskin-kaçış
Benim, bardağın , sürahinin ,
Önümüzdesin; rengin uçmuş,
Bu; eski, sevdiğim bir duruş
Elin, içinde benimkinin.
İçelim! Madem ömrümüz hoş
Geçmiş, tatmamışız ayrılık;
Madem ne bayrağımız kırık,
Madem ne sürahimiz boş.
Bir gün ikimizden birimiz
İçmek veya doldurmak için
Burada olmayabiliriz...
Orhan Veli
Üzerimde elbisem rüzgara karşı dursam
Altımda çimenler
Saçlarım,eteklerim havalansa
Açsam kollarımı şöyle
Yağmur yağsa usul usul tenimden aksa
Günahlarımı götürse
Birilerinin içine de kurşun gibi düşse...
02.01.2006